Orhan Hocam’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Lisans eğitimim boyunca kendisinden defalarca ders alma şansına sahip oldum. Bitirme projemde de hocam olarak yanımda olması, akademik yolculuğumda benim için çok kıymetliydi. Mezuniyetimden sonra da desteğini ve yol göstericiliğini esirgemedi; Politecnico di Milano’da Building and Architectural Engineering yüksek lisans programına kabul sürecimde referansıyla bana büyük katkı sağladı.
Eğitimimi tamamlayıp döndüğümde kendisini görememek beni gerçekten çok üzdü. Orhan Hocam’ı yalnızca bilgisiyle değil, öğrencilerine dokunan duruşu ve rehberliğiyle de her zaman saygı ve minnetle hatırlayacağım.
Öğrenciniz olmak ayrıcalıktı Orhan Hocam…
Saygı ve minnetle,
Özlem Yalçın
Özlem Yalçın
Nisan 27, 2026 at 3:18 pm
Your comment is awaiting moderation.
Orhan Hocam’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Lisans eğitimim boyunca kendisinden defalarca ders alma şansına sahip oldum. Bitirme projemde de hocam olması, akademik yolculuğumda benim için çok kıymetliydi. Mezuniyetimden sonra da desteğini ve yol göstericiliğini esirgemedi; onun referansıyla Politecnico di Milano’da Building and Architectural Engineering master programına kabul almamda büyük emeği oldu.
Eğitimimi tamamlayıp döndüğümde kendisini görememek beni gerçekten çok üzdü. Orhan Hocam, sadece bilgisiyle değil, öğrencilerine dokunan duruşu ve rehberliğiyle de her zaman saygıyla hatırlayacağım çok değerli bir hocaydı.
Öğrenciniz olmak ayrıcalıktı Orhan Hocam.
Saygı ve minnetle,
Özlem Yalçın
Aslıhan Ünlü
Nisan 19, 2026 at 6:34 pm
Your comment is awaiting moderation.
Sevgili Orhan Hocamız, ülkemizde mimarlık eğitiminin gelişimine yön vermiş, sayısız öğrenci yetiştirmiş, fakülte ve bölüm yönetmiş; yazdıklarıyla, çizdikleriyle ve duruşuyla hepimize ilham olmuş büyük bir akademisyendi. Ancak onun akademik başarılarının ötesinde; en çok hatırlayacağımız ve kalbimize kazınan yönü insanlığıydı. Adil, mütevazı, vicdanlı; her zaman yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hepimize örnek oldu. Nezaketi, duruluğu ve örnek niteliğindeki duruşu hafızalarımızda daima yaşayacak. Benim için o, yalnızca bir meslektaş veya yönetici değil; bir ağabey, bir rol model ve bir yol göstericiydi.
Orhan Hoca ile yollarımız İTÜ’de kesişti. Mimarlık Bölüm Başkanlığı ve fakülte dekanlığı dönemlerinde birlikte çalıştık. A|Z Mimarlık Fakültesi dergisinin kuruluş ve gelişim sürecinde de birlikte yol aldık. Onun öngörüsünden, sükûnetinden, adaletinden ve bilgeliğinden çok şey öğrendim. Yönetici kimliği, sadece görevleri yerine getirmekten ibaret değildi; o, yöneticiliği bir vizyon inşa etme, bir değer yaratma süreci olarak görürdü.
Ve sonra Özyeğin Üniversitesi dönemi… 2012 yılında, yepyeni bir eğitim kurumunun temelleri atılırken, Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin Kurucu Dekanı olarak üstlendiği rol, onun vizyoner kişiliğini bir kez daha ortaya koydu. Sıfırdan bir fakülte kurmak, sadece bir yapıyı değil; bir kültürü, bir ruhu, bir çalışma iklimini inşa etmeyi gerektirir. Fakültemizin bugün sahip olduğu üretken, güçlü ve huzurlu ortam, onun oluşturduğu temeller üzerinde yükselmiştir. Üstlendiği tüm görevlerde akademik özgürlüğü, kaliteyi ve etik ilkeleri savunan duruşu hepimize örnek oldu. Kararlarında her zaman öğrenciyi, eğitimi ve mesleğin geleceğini merkeze aldı.
Onu farklı kılan bir özellik daha vardı: Mütevazılığı. Ne kadar büyük işler başarmış olursa olsun, hiçbir zaman ön plana çıkmak istemezdi. Başarıyı paylaşır, sorumluluğu ise üstlenirdi. Sessiz ama güçlü bir liderdi. Onunla çalışırken bize makamın değil, insanlığın ve emeğin değerini gösterdi. Bu mütevazılığın yanında olağanüstü bir çalışkanlığı vardı. Üstlendiği her işe tutkuyla bağlanır; en ince ayrıntısına kadar titizlikle çalışırdı.
Sekiz yıl süren dekanlık görevinin ardından bu görevi kendisinden devralmak, benim için hem büyük bir onur hem de derin bir sorumluluk oldu. O günden, onu kaybettiğimiz ana kadar hep yanımdaydı. En zor anlarda, çözümsüz sandığımız meselelerde bilgeliğiyle yol gösterdi. Fakültemizin vicdanı ve pusulası oldu.
Nur içinde uyu sevgili Hocam. Seninle aynı yolda yürümek büyük bir onurdu. Seni çok özleyeceğiz.
Beyza Şat
Nisan 2, 2026 at 5:50 pm
Orhan Hoca’yı üniversite ikinci sınıftayken, “Mimarlık Bilgisi” dersini aldığımda tanıdım. Bir anda en sevdiğim ders olmuştu. Her öğrenciyi kapsayıcı tavrı, eğitim ve öğretimdeki bitmeyen enerjisi ve sabrı ile gönlümüzde taht kurmuştu.
Aradan epey zaman geçtikten sonra, Özyeğin Üniversitesi’nde bu defa birlikte çalışma fırsatımız oldu. Orhan Hoca’yı herhâlde en iyi ifade eden hâl “beyefendilik” olsa gerek. Her bir sıfatında o beyefendi tavrı hiç değişmedi.
Hiçbir zaman durmaz; hem bireysel hem de kurumsal anlamda ileriye dönük çalışmaları başlatır, önünde dağ gibi aşılması gereken engeller de olsa şikâyet etmeden bir yerden başlardı.
Kapsayıcı, babacan tarzıyla sevginin vücut bulmuş hâliydi.
Hocam, sizi çok özleyeceğiz; ama bize miras olarak insanlığınızı bıraktınız. Bu mirasa sahip çıkacağız.
Toprağınız bol olsun…
Sevil Yazıcı
Mart 29, 2026 at 5:35 pm
Orhan Hocamız, Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin Kurucu Dekanı olarak görev yaptığı dönemde, fakültede hem disiplinli, hem de aile sıcaklığı taşıyan bir çalışma ortamı yaratmayı başarmıştı. Fakülteye katılan tüm öğretim üyeleri kısa sürede kendilerini bu ailenin bir parçası gibi hissederdi. Aramıza yeni biri katıldığında, kendi aramızda tebessümle “Orhan Hoca’nın ne kadar iyi seçimler yaptığını” dile getirirdik. Çalışkanlığı ve her işi bizzat üstlenmesi bizi şaşırtır, mütevazılığı hayranlık uyandırırdı. Erken vefatı hepimizi derinden üzdü.
Bu vesileyle ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletmek isterim. Üzerimizde çok büyük emeği olan hocamızı daima minnetle anacağız.
Saygılarımla,
Sevil Yazıcı
ÖzÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi (2013–2020)
Özlem Er
Mart 29, 2026 at 11:35 am
Orhan hocamızın vefatı üzerinde linked in platforumunda paylaştığım mesajı kayda geçmesi için buradan da paylaşmak isterim. Orhan hocamız burada yazdığımdan çok daha fazla katkılar yaptı çalıştığı kuruma elbette. Sevgi ve saygıyla anıyorum.
“Bugün sonsuzluğa uğurladığımız Prof. Dr. Orhan Hacihasanoglu hakkında meslekdaşları ve öğrencileri tarafından paylaşılanlara yorumlar yaptım ama kendi paylaşımımı da yapmak istedim. Kişisel ve kurumsal tarihe not düşmek açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Orhan Hoca’nın İTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki dekanlık görevi sırasında, 2009 – 2012 yılları arasında ben de YK üyesiydim. O yıllarda İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü olarak son derece faaldik. 2010 yılında İsveç Enstitüsü’nün gezici sergisi Swedish Seeds’e ev sahipliği yaptık. Sergi beraberinde bir konferans ve çalıştay düzenledik ki bunlar bizim talebimizle gerçekleşen ek etkinlliklerdi. Bu sergi Taşkışla’da yapılabilir mi diye İsveç’li ekiple Dekanlık ofisinde hocayı ziyaret ettiğimde 102 no’lu sergi salonunun planlarını çıkarıp son derece yapıcı şekilde yaklaştığını hatırlıyorum. Yine 2010’da Japon Tasarımından Çağdaş 100 Eser sergisine ev sahipliği yaptık. 2011’de ise Finlandiya Büyükelçiliği işbirliğinde Tasarımı Hayatın İçine Yerleştirmek (Embedding Design in Life) etkinliğini organize ettik. Ve 2012’de benim için en önemlisi, İTÜ’nün İSTKA tarafından desteklenen ilk 2 projesinden biri olan Kobiler İçin Tasarımın kapanış toplantısını gerçekleştirdik. Orhan Hoca tüm bu etkinliklerimize ve daha fazlasına destek olmanın yanı sıra çoğu kez başından sonuna kadar bizzat katılır, toplantının başarılı bir şekilde sürmesi için de elinden geleni yapardı. Dekanımız olarak bizleri sahiplendiğini hisseder ve güven duyardık. Tüm bunların ne kadar önemli olduğunu yaşam bizlere gösterdi. Değerli hocamızı erken kaybettik ama yaşamı bizlere örnek olmaya devam edecek. Aynı yerde buluşuncaya dek elveda hocam…
Yazımda bahsettiğim etkinliklere dair haberlerin bir kısmına https://lnkd.in/d8NNVhFR adresinden ulaşabilirsiniz.”
Candan Ilgın Özülke
Mart 29, 2026 at 8:25 am
Hepimizin başı sağolsun…
Orhan hocamın desteği ve sabrı olmasaydı ben burada olmazdım….
Saygılarımla
Candan ılgın özülke
Candan Ilgın Özülke
Mart 28, 2026 at 7:19 pm
Hepimizin başı sağolsun….
Hocamın bana verdiği destek ve sabır olmasaydı ben burada olamazdım… sizi hiç unutmayacağım…
Huzur içinde uyuyun …
Sevgilerimle
Candan
Mehmet Ocakçı
Mart 24, 2026 at 7:33 am
ORHAN HACIHASANOĞLU ANISINA…
Orhan Hacıhasanoğlu, lisansüstü öğrenciliğimizden bu yana, yaklaşık kırkbeş yıldır, onu tanımış olmakla sevinç/mutluluk ve onur duyduğum çok değerli bir arkadaşımdır.
Akademik yaşamda, mesleğine gösterdiği idealist özen ve saygısı, içinde yer aldığı her çalışmaya özveriyle emek vermesi, olguları disiplinlerarası ve bütüncül bakış açısıyla değerlendiren yaklaşımı, sürekli kendini geliştiren bilimsel merakı ile örnek olacak niteliktedir.
Daima kamu yararını önceleyen ilkeli duruşu, yöneticilik görevlerindeki hoşgörülü ve hakkaniyetli tutumu, genç araştırmacılara ve öğrencilere hep destek olması ve cesaret vermesi, insan ilişkilerindeki hümanist ve saygın yaklaşımı hayatına dokunduğu herkesi etkilemiştir.
Gerçek başarı, anlamlı ve onurlu bir yaşam sürmüş olmaktır derler. Geride ister kamu yararına adanmış çalışmalar, ister iyi yetiştirilmiş öğrenciler bırakmak, ister ele aldığınız bir işi fark yaratarak geliştirmek olsun, dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır başarı. Birilerinin sizin varlığınızla rahat nefes aldığını bilmektir. Bu anlamda Orhan Hacıhasanoğlu gerçek başarılarla dolu bir yaşam sürmüştür.
Arthur Ward öğretmeni şöyle tanımlıyor: ‘Sıradan öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, yetenekli öğretmen yapar ve gösterir, büyük öğretmen esin kaynağı olur, ilham verir. Orhan bilim insanı, hoca ve mimar olarak yaşamış olmasının yanı sıra örnek insani özellikleriyle, üstün ahlaki değerleriyle, dürüstlüğü ile de esin kaynağı olmuştur, olmaya devam edecektir.
İnsanlar anıldıkça yaşarlar. Değerli dostum, yetiştirdiği öğrencileri, sahiplendiği ilkeleri ve değerleriyle, daima sevgi ve saygıyla anılmaya ve yaşamaya devam edecektir. Orhan’ın değerli anısı önünde sevgi ve saygıyla eğilirken, Işıl ve İlgi başta olmak üzere tüm aile bireylerine tekrar taziyelerimi sunuyorum.
Prof. Dr. Mehmet Ocakçı
İTÜ Mimarlık Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
İstanbul Arel Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı
Elif Kocazeybek
Mart 19, 2026 at 7:06 pm
Kıymetli Orhan hocamız
Özyeğin üniversitesi’ne ilk adım attığım tanıtım gününde ilk sizinle tanışmış, beni siz yönlendirmiştiniz. O zaman verdiğiniz değerli bilgiler ile yoluma ilk ışığı siz tuttunuz. Ardından da sizden aldığım hem lisans hem yüksek lisans derslerinde yeni ışıklar eklediniz. İyi ki hepimize ışık olmussunuz. Aydınlattığınız yolda, her zaman devam edeceğiz…
Beste
Mart 16, 2026 at 2:54 pm
Öğrenciniz olmak bir ayrıcalık, teşekkür ederim umarım gurur duyacağınız anlara başka bir yerden şahit olmaya devam edebilirsiniz.
Zeynep Yılmaz
Mart 13, 2026 at 7:46 am
Orhan Hocam,
Yakamıza iğnelediğimiz, o gururlu bakışınızın olduğu fotoğrafınız, masamdaki panoda asılı. Baktıkça bana, Türkiye’de mimarlık eğitiminin iyileşmesi için yıllar boyu verdiğiniz gönüllü katkıyı hatırlatıyor. Sizin gibi birinin varlığı büyük bir güçtü; yokluğunuzda bıraktığınız hatıralar ise hepimiz için büyük bir umut.
Huzurla uyuyun Hocam. Mimarlık eğitimine verdiğiniz emeğin izleri bizim için rehber olmaya devam ediyor ve bıraktığınız yerden çalışmayı sürdürüyoruz.
Sevgi ve Saygılarımla,
Duygularınızı burada paylaşabilirsiniz. You can offer your condolences here.
Your comment is awaiting moderation.
Orhan Hocam’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Lisans eğitimim boyunca kendisinden defalarca ders alma şansına sahip oldum. Bitirme projemde de hocam olarak yanımda olması, akademik yolculuğumda benim için çok kıymetliydi. Mezuniyetimden sonra da desteğini ve yol göstericiliğini esirgemedi; Politecnico di Milano’da Building and Architectural Engineering yüksek lisans programına kabul sürecimde referansıyla bana büyük katkı sağladı.
Eğitimimi tamamlayıp döndüğümde kendisini görememek beni gerçekten çok üzdü. Orhan Hocam’ı yalnızca bilgisiyle değil, öğrencilerine dokunan duruşu ve rehberliğiyle de her zaman saygı ve minnetle hatırlayacağım.
Öğrenciniz olmak ayrıcalıktı Orhan Hocam…
Saygı ve minnetle,
Özlem Yalçın
Your comment is awaiting moderation.
Orhan Hocam’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Lisans eğitimim boyunca kendisinden defalarca ders alma şansına sahip oldum. Bitirme projemde de hocam olması, akademik yolculuğumda benim için çok kıymetliydi. Mezuniyetimden sonra da desteğini ve yol göstericiliğini esirgemedi; onun referansıyla Politecnico di Milano’da Building and Architectural Engineering master programına kabul almamda büyük emeği oldu.
Eğitimimi tamamlayıp döndüğümde kendisini görememek beni gerçekten çok üzdü. Orhan Hocam, sadece bilgisiyle değil, öğrencilerine dokunan duruşu ve rehberliğiyle de her zaman saygıyla hatırlayacağım çok değerli bir hocaydı.
Öğrenciniz olmak ayrıcalıktı Orhan Hocam.
Saygı ve minnetle,
Özlem Yalçın
Your comment is awaiting moderation.
Sevgili Orhan Hocamız, ülkemizde mimarlık eğitiminin gelişimine yön vermiş, sayısız öğrenci yetiştirmiş, fakülte ve bölüm yönetmiş; yazdıklarıyla, çizdikleriyle ve duruşuyla hepimize ilham olmuş büyük bir akademisyendi. Ancak onun akademik başarılarının ötesinde; en çok hatırlayacağımız ve kalbimize kazınan yönü insanlığıydı. Adil, mütevazı, vicdanlı; her zaman yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hepimize örnek oldu. Nezaketi, duruluğu ve örnek niteliğindeki duruşu hafızalarımızda daima yaşayacak. Benim için o, yalnızca bir meslektaş veya yönetici değil; bir ağabey, bir rol model ve bir yol göstericiydi.
Orhan Hoca ile yollarımız İTÜ’de kesişti. Mimarlık Bölüm Başkanlığı ve fakülte dekanlığı dönemlerinde birlikte çalıştık. A|Z Mimarlık Fakültesi dergisinin kuruluş ve gelişim sürecinde de birlikte yol aldık. Onun öngörüsünden, sükûnetinden, adaletinden ve bilgeliğinden çok şey öğrendim. Yönetici kimliği, sadece görevleri yerine getirmekten ibaret değildi; o, yöneticiliği bir vizyon inşa etme, bir değer yaratma süreci olarak görürdü.
Ve sonra Özyeğin Üniversitesi dönemi… 2012 yılında, yepyeni bir eğitim kurumunun temelleri atılırken, Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin Kurucu Dekanı olarak üstlendiği rol, onun vizyoner kişiliğini bir kez daha ortaya koydu. Sıfırdan bir fakülte kurmak, sadece bir yapıyı değil; bir kültürü, bir ruhu, bir çalışma iklimini inşa etmeyi gerektirir. Fakültemizin bugün sahip olduğu üretken, güçlü ve huzurlu ortam, onun oluşturduğu temeller üzerinde yükselmiştir. Üstlendiği tüm görevlerde akademik özgürlüğü, kaliteyi ve etik ilkeleri savunan duruşu hepimize örnek oldu. Kararlarında her zaman öğrenciyi, eğitimi ve mesleğin geleceğini merkeze aldı.
Onu farklı kılan bir özellik daha vardı: Mütevazılığı. Ne kadar büyük işler başarmış olursa olsun, hiçbir zaman ön plana çıkmak istemezdi. Başarıyı paylaşır, sorumluluğu ise üstlenirdi. Sessiz ama güçlü bir liderdi. Onunla çalışırken bize makamın değil, insanlığın ve emeğin değerini gösterdi. Bu mütevazılığın yanında olağanüstü bir çalışkanlığı vardı. Üstlendiği her işe tutkuyla bağlanır; en ince ayrıntısına kadar titizlikle çalışırdı.
Sekiz yıl süren dekanlık görevinin ardından bu görevi kendisinden devralmak, benim için hem büyük bir onur hem de derin bir sorumluluk oldu. O günden, onu kaybettiğimiz ana kadar hep yanımdaydı. En zor anlarda, çözümsüz sandığımız meselelerde bilgeliğiyle yol gösterdi. Fakültemizin vicdanı ve pusulası oldu.
Nur içinde uyu sevgili Hocam. Seninle aynı yolda yürümek büyük bir onurdu. Seni çok özleyeceğiz.
Orhan Hoca’yı üniversite ikinci sınıftayken, “Mimarlık Bilgisi” dersini aldığımda tanıdım. Bir anda en sevdiğim ders olmuştu. Her öğrenciyi kapsayıcı tavrı, eğitim ve öğretimdeki bitmeyen enerjisi ve sabrı ile gönlümüzde taht kurmuştu.
Aradan epey zaman geçtikten sonra, Özyeğin Üniversitesi’nde bu defa birlikte çalışma fırsatımız oldu. Orhan Hoca’yı herhâlde en iyi ifade eden hâl “beyefendilik” olsa gerek. Her bir sıfatında o beyefendi tavrı hiç değişmedi.
Hiçbir zaman durmaz; hem bireysel hem de kurumsal anlamda ileriye dönük çalışmaları başlatır, önünde dağ gibi aşılması gereken engeller de olsa şikâyet etmeden bir yerden başlardı.
Kapsayıcı, babacan tarzıyla sevginin vücut bulmuş hâliydi.
Hocam, sizi çok özleyeceğiz; ama bize miras olarak insanlığınızı bıraktınız. Bu mirasa sahip çıkacağız.
Toprağınız bol olsun…
Orhan Hocamız, Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin Kurucu Dekanı olarak görev yaptığı dönemde, fakültede hem disiplinli, hem de aile sıcaklığı taşıyan bir çalışma ortamı yaratmayı başarmıştı. Fakülteye katılan tüm öğretim üyeleri kısa sürede kendilerini bu ailenin bir parçası gibi hissederdi. Aramıza yeni biri katıldığında, kendi aramızda tebessümle “Orhan Hoca’nın ne kadar iyi seçimler yaptığını” dile getirirdik. Çalışkanlığı ve her işi bizzat üstlenmesi bizi şaşırtır, mütevazılığı hayranlık uyandırırdı. Erken vefatı hepimizi derinden üzdü.
Bu vesileyle ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletmek isterim. Üzerimizde çok büyük emeği olan hocamızı daima minnetle anacağız.
Saygılarımla,
Sevil Yazıcı
ÖzÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi (2013–2020)
Orhan hocamızın vefatı üzerinde linked in platforumunda paylaştığım mesajı kayda geçmesi için buradan da paylaşmak isterim. Orhan hocamız burada yazdığımdan çok daha fazla katkılar yaptı çalıştığı kuruma elbette. Sevgi ve saygıyla anıyorum.
“Bugün sonsuzluğa uğurladığımız Prof. Dr. Orhan Hacihasanoglu hakkında meslekdaşları ve öğrencileri tarafından paylaşılanlara yorumlar yaptım ama kendi paylaşımımı da yapmak istedim. Kişisel ve kurumsal tarihe not düşmek açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Orhan Hoca’nın İTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki dekanlık görevi sırasında, 2009 – 2012 yılları arasında ben de YK üyesiydim. O yıllarda İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü olarak son derece faaldik. 2010 yılında İsveç Enstitüsü’nün gezici sergisi Swedish Seeds’e ev sahipliği yaptık. Sergi beraberinde bir konferans ve çalıştay düzenledik ki bunlar bizim talebimizle gerçekleşen ek etkinlliklerdi. Bu sergi Taşkışla’da yapılabilir mi diye İsveç’li ekiple Dekanlık ofisinde hocayı ziyaret ettiğimde 102 no’lu sergi salonunun planlarını çıkarıp son derece yapıcı şekilde yaklaştığını hatırlıyorum. Yine 2010’da Japon Tasarımından Çağdaş 100 Eser sergisine ev sahipliği yaptık. 2011’de ise Finlandiya Büyükelçiliği işbirliğinde Tasarımı Hayatın İçine Yerleştirmek (Embedding Design in Life) etkinliğini organize ettik. Ve 2012’de benim için en önemlisi, İTÜ’nün İSTKA tarafından desteklenen ilk 2 projesinden biri olan Kobiler İçin Tasarımın kapanış toplantısını gerçekleştirdik. Orhan Hoca tüm bu etkinliklerimize ve daha fazlasına destek olmanın yanı sıra çoğu kez başından sonuna kadar bizzat katılır, toplantının başarılı bir şekilde sürmesi için de elinden geleni yapardı. Dekanımız olarak bizleri sahiplendiğini hisseder ve güven duyardık. Tüm bunların ne kadar önemli olduğunu yaşam bizlere gösterdi. Değerli hocamızı erken kaybettik ama yaşamı bizlere örnek olmaya devam edecek. Aynı yerde buluşuncaya dek elveda hocam…
Yazımda bahsettiğim etkinliklere dair haberlerin bir kısmına https://lnkd.in/d8NNVhFR adresinden ulaşabilirsiniz.”
Hepimizin başı sağolsun…
Orhan hocamın desteği ve sabrı olmasaydı ben burada olmazdım….
Saygılarımla
Candan ılgın özülke
Hepimizin başı sağolsun….
Hocamın bana verdiği destek ve sabır olmasaydı ben burada olamazdım… sizi hiç unutmayacağım…
Huzur içinde uyuyun …
Sevgilerimle
Candan
ORHAN HACIHASANOĞLU ANISINA…
Orhan Hacıhasanoğlu, lisansüstü öğrenciliğimizden bu yana, yaklaşık kırkbeş yıldır, onu tanımış olmakla sevinç/mutluluk ve onur duyduğum çok değerli bir arkadaşımdır.
Akademik yaşamda, mesleğine gösterdiği idealist özen ve saygısı, içinde yer aldığı her çalışmaya özveriyle emek vermesi, olguları disiplinlerarası ve bütüncül bakış açısıyla değerlendiren yaklaşımı, sürekli kendini geliştiren bilimsel merakı ile örnek olacak niteliktedir.
Daima kamu yararını önceleyen ilkeli duruşu, yöneticilik görevlerindeki hoşgörülü ve hakkaniyetli tutumu, genç araştırmacılara ve öğrencilere hep destek olması ve cesaret vermesi, insan ilişkilerindeki hümanist ve saygın yaklaşımı hayatına dokunduğu herkesi etkilemiştir.
Gerçek başarı, anlamlı ve onurlu bir yaşam sürmüş olmaktır derler. Geride ister kamu yararına adanmış çalışmalar, ister iyi yetiştirilmiş öğrenciler bırakmak, ister ele aldığınız bir işi fark yaratarak geliştirmek olsun, dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır başarı. Birilerinin sizin varlığınızla rahat nefes aldığını bilmektir. Bu anlamda Orhan Hacıhasanoğlu gerçek başarılarla dolu bir yaşam sürmüştür.
Arthur Ward öğretmeni şöyle tanımlıyor: ‘Sıradan öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, yetenekli öğretmen yapar ve gösterir, büyük öğretmen esin kaynağı olur, ilham verir. Orhan bilim insanı, hoca ve mimar olarak yaşamış olmasının yanı sıra örnek insani özellikleriyle, üstün ahlaki değerleriyle, dürüstlüğü ile de esin kaynağı olmuştur, olmaya devam edecektir.
İnsanlar anıldıkça yaşarlar. Değerli dostum, yetiştirdiği öğrencileri, sahiplendiği ilkeleri ve değerleriyle, daima sevgi ve saygıyla anılmaya ve yaşamaya devam edecektir. Orhan’ın değerli anısı önünde sevgi ve saygıyla eğilirken, Işıl ve İlgi başta olmak üzere tüm aile bireylerine tekrar taziyelerimi sunuyorum.
Prof. Dr. Mehmet Ocakçı
İTÜ Mimarlık Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
İstanbul Arel Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı
Kıymetli Orhan hocamız
Özyeğin üniversitesi’ne ilk adım attığım tanıtım gününde ilk sizinle tanışmış, beni siz yönlendirmiştiniz. O zaman verdiğiniz değerli bilgiler ile yoluma ilk ışığı siz tuttunuz. Ardından da sizden aldığım hem lisans hem yüksek lisans derslerinde yeni ışıklar eklediniz. İyi ki hepimize ışık olmussunuz. Aydınlattığınız yolda, her zaman devam edeceğiz…
Öğrenciniz olmak bir ayrıcalık, teşekkür ederim umarım gurur duyacağınız anlara başka bir yerden şahit olmaya devam edebilirsiniz.
Orhan Hocam,
Yakamıza iğnelediğimiz, o gururlu bakışınızın olduğu fotoğrafınız, masamdaki panoda asılı. Baktıkça bana, Türkiye’de mimarlık eğitiminin iyileşmesi için yıllar boyu verdiğiniz gönüllü katkıyı hatırlatıyor. Sizin gibi birinin varlığı büyük bir güçtü; yokluğunuzda bıraktığınız hatıralar ise hepimiz için büyük bir umut.
Huzurla uyuyun Hocam. Mimarlık eğitimine verdiğiniz emeğin izleri bizim için rehber olmaya devam ediyor ve bıraktığınız yerden çalışmayı sürdürüyoruz.
Sevgi ve Saygılarımla,